Kullanıcı Adı : Şifre : Kayıt Ol Şifremi Unuttum
YAZARLAR
Mehmet Mavi

.....O'NA SALAVAT...
Cafer Bendiderya

İBLİS...(2)
Mikail Gürel

Emeli Uzun Olanın Ameli Kötü Olur
Mehdi Aksu

EMEVİLER-HARİCİLER-TEKFİRCİLER VE BUGÜN MÜSLÜMANLARIN İMTİHANI
Dilber Aksu

ERBAİN ZİYARETİNİN NURLU İZLERİ
Belgin Yalçın

Iğdır ve 35 Yıllık Din Pazarı...ve Bilançomuz...
Arzu Çetinkaya

ZEYN-EB ?
Tahire Akbaba

72 KANLI GÖMLEĞİN FERYADI…
Hüseyin Kara

Yetiş Sahibi Zaman
Zeyneb Rızaoğlu

ANNELERİMİZİN GÖZLERİNDE “ YARADILIŞIMIZI OKUMAK “
GENÇ KALEMLER
Semanur Erdoğan

SANA SESLENİYORUM ANA
Zehra Aksu

Aşkın Adıydı Kerbela…
Yurdagül Akpolat

Kerbela
Güler Akpolat

Mazlumiyet Anası
Zeyneb Erdoğan

Yaşil Seccade
Güller Argun Akpolat

CAFERİYİM BEN
Meşhedi Merve

Kapı’nın Arkasında Solan Yas Gülü
Ali Yıldıray Gültekin

Aşura'nın Aşüreye İndirgenmesinin Nedeni Ne Olabilir?
Fatıma Kütük

İSLAM İNKILÂBI’NIN İTHALİ
Gül Yardımcı

Cennetten Gelen Melek
ALINTI YAZARLAR
Abbas Kazimi

Sorularla Kadir Suresinin Tefsiri
Prof. Hüseyin Hatemi

Kem özlü, kem gözlü, kem sözlü olanlar bize asılsız isnatlarda bulunursa üzülürüz
Can Dündar

Dokundukça Büyüdüler
Prf. Dr.Nevzat Tarhan

Adalet Duygusunu Bozan Üç Tehlike
Kadir Akaras

Artık Oyun Kurucu Direniştir, Dileniş değil
KUR'AN I KERİM MEALİ
LİNKLER
TV KANALLARI
Türkçe Kanallar
Zehra Tv
Ulke Tv

Tv5
Hilal Tv
Samanyolu Haber
Yumurcak Tv
Kudus Tv
Arapça Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsça Kanallar

Irib 1

Irib 2

Irib 3

Irib 4

Irib 5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Azeri Kanallar
Sahar Tv
HAVA DURUMU
ISTANBUL
 
Ayetullah Horasani Halkı Ferec Duası Okumaya Çağırdı Ferec Duası ve Anlamı

Peygamberimizin iki ismi vardır: Gökteki adı Ahmet; yerdeki ismi Muhammed’dir. Her iki ismini de peygamberimizin kendisi imam-ı zamana hediye etmiştir; hem ismini, hem künyesini. İsmi, hatemin ismi, k

18/07/2011 - 11:54

Ayetullah uzma Vahit Horasani, İmamı Zaman Mehdi’nin (aleyhi selam) doğum günü olan on beş Şaban öncesi Mukaddes Meşhed kentinden bir grup öğrenci ve genci kabulünde İmam-ı Zaman’ı (a.s) tanımanın gerekliliğine ve on beş Şaban’ın önemine dikkati çekerek Müminlerden bu gece saat 11’de Ferec Duasını okumalarını istedi.

 

Taklit Mercilerden olan Ayetullah uzma Vahit Horasani’nin konuşmasının metnini sunuyoruz:

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

Şaban Ayı içindeyiz. Bu ayda bir gece ve o gecede bir doğum günü vardır. O gecenin ve o doğum gününün azameti beyan ve idrak üstüdür. Şeyh Taife (Şeyh Tusi) bin yıl kadar önce “Misbahu’l Müçtehit” kitabında bu duayı zikretmiştir. Duanın başı şöyledir: “Allahumme bi hakki leyletena hazihi ve mevluduha.” (Ey Allah’ım! Bu gecenin ve bu gecede doğanın hakkı için) Nasıl bir gecedir bu gece? Bu gece için and içmek gerekir ve bu gecenin azameti o kadar çoktur ki İmam şöyle dememiz için emir buyurmuştur: “Bi Hakkı Leyletena Hazihi?

Amma, bu gecede dünyaya gelen kişi, işte orada aklın miktar ve niceliği aksamaktadır. Mülk aleminde manzume vardır, Allah mülk manzumesinde, güneşi yarattı, melekut aleminde de manzume vardır, melekut manzumesinin güneşi de “veliyi Asr” Sahibe’z Zaman’dır. Eğer gözün güneşin ışığına bakmaya gücü yeterse, aklın da ismi Sahibe’z Zaman ve Mehdi’yi Mev’ud olan alemdeki o güneşin makamını idrak etmeye gücü yeter!

Resulü Ekrem (s.a.a) ve İmam-ı Zaman’ı (a.f) Tanımanın Gerekliliği

 

Ömrümüz geçti, henüz hangi imamın yolcusu olduğumuzu anlayamadık?! İmam-ı Zaman tanındığı zaman alemin birinci kişisi olan Hatemu’l Enbiya tanınır. Neden? Hadis sahihtir. Hadisin sahih anlamı şudur: Mezhebin büyük fakihlerinin tamamı –istisnasız- bu hadisin senedine binaen ilahi ahkam konularında fetva verirler. Mezhep fakihlerinin haberlerin hücciyeti konusunda görüşleri farklıdır. Bir çokları “sika” haberi hüccet bilirken Nehrir ve Sahibu Medarik gibi bir grup fakih ise sika haberlere fetva vermemektedir.

Bu konu sahih haberlerdendir ve o haber şudur: Allah Resulü şöyle buyurmuştur: “El Mehdi min vuldi ismuhu ismi ve kunyetuhu kunyeti, eşbehe’n nasu bi halken ve hulken” (Mehdi, benim evlatlarımdandır, ismi ismim, künyesi künyemdir. İnsanlar arasında bana yaratılış ve ahlak açısından en çok benzeyendir.) İşte aklın burada miktar ve niceliği aksamaktadır; ilk olarak son peygamber kimdir? O, o kişidir ki Kur’an’da bir sure vardır, o surenin adı “Beled”tir. Kur’an’a müracaat ediniz. Surelerin isimleri farklıdır: Yasin Suresi, Saffat Suresi, Mülk Suresi; o surenin sütunu surenin isminin noktası olur. Bu surenin ismi “Beled”tir. Beled ne demektir? Şehir. Meşhed şehirdir. Tahran şehirdir. Medine şehirdir. Mekke şehirdir. Allah, zat kuddus ki milyarlarca galaksi onun iradesiyle hareket etmekte dönmektedir. Tüm alem “kun” un emriyle “feyekun” dur. Allah Teala içinde resulü olan o şehre yemin etmekte ve şöyle buyurmaktadır:

 

« لَا أُقْسِمُ بِهَذَا الْبَلَدِ ، وَأَنْتَ حِلٌّ بِهَذَا الْبَلَدِ»،

 

 “La uksimu bihazal beled ve ente hillun bihazal beled.” “Hayır; bu şehre yemin ederim, ki sen, bu şehirde oturmakta iken…”

Sen bu şehirde olduğundan ben bu şehre yemin etmekteyim. Hatemin azameti budur. Kimdir o? O Kur’an’da ismi “İsra” olan suredir. Surenin başlangıcı şöyledir:

سُبْحَانَ الَّذِي أَسْرَى بِعَبْدِهِ لَيْلًا مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ إِلَى الْمَسْجِدِ الْأَقْصَى الَّذِي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ آَيَاتِنَا

 

“Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için, kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir…”

 

Şeyh Ensari, artık burada suskun kalmaktadır. Allah kendisini tesbih etmektedir: Subhanellezi ki onu o gece miraca götürdü. Resulü Ekrem’in azameti budur:

سُبْحَانَ الَّذِي أَسْرَى بِعَبْدِهِ لَيْلًا مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ إِلَى الْمَسْجِدِ الْأَقْصَى الَّذِي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ آَيَاتِنَا

 

Ayetlerimizi ona göstermek için onu o gece götürdük. Acaba o ayetler nedir?!

Yine Kur’an-ı Kerim’de “Necm” adında bir sure vardır:

« وَالنَّجْمِ إِذَا هَوَى ، مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوَى ، وَمَا يَنْطِقُ عَنِ الْهَوَى ، إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْيٌ يُوحَى».

 

“Battığı zaman yıldıza andolsun; Sahibiniz (olan peygamber) sapmadı ve azmadı, O, hevadan (kendi istek, düşünce ve tutkularına göre) konuşmaz. O (söyledikleri), yalnızca vahyolunmakta olan bir vahiydir.” Bu peygamberin durumu hakkında yıldıza yemin etmektedir. O vakit bu övgüdür, öven kimdir? Allah öven, övünen “Necm Suresi” övülen ise şudur:

 

 « وَمَا يَنْطِقُ عَنِ الْهَوَى ، إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْيٌ يُوحَى ، عَلَّمَهُ شَدِيدُ الْقُوَى ، ذُو مِرَّةٍ فَاسْتَوَى ، وَهُوَ بِالْأُفُقِ الْأَعْلَى ، ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّى ، فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَى...

 

“Ona (bu Kur'an'ı) üstün bir güç sahibi (Cebrail) öğretmiştir. (Ki O,) Görünümüyle çarpıcı bir güzelliğe sahiptir. Hemen doğruldu. O, en yüksek bir ufuktaydı. Sonra yaklaştı, derken sarkıverdi. Nitekim (ikisi arasındaki uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha yakınlaştı.” Sonra buraya varır: « لَقَدْ رَأَى مِنْ آيَاتِ رَبِّهِ الْكُبْرَى» Andolsun o, Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gördü.” bu ayetler nedir? O vakit, o gece ne gördü? Allah’ın kendisini miraçla tesbih ettiği miraca gittiği gece gözünün önünden perde kaldırıldı. Baktı ki on iki yıldız karşısında durmuş. Birinci yıldız Müminlerin Emiri Hz. Ali. Sonra baktı ki yıldızlar arasında sabah yıldızı gibi parlayan bir yıldız var. Sordu ki ilâhî! Bu kimdir? Allah şöyle tanıttı: Bu Al-i Muhammed’in Mehdi’sidir. İmam-ı Zaman budur. Sahih hadisin sonrası şöyledir: “El Mehdî Min Vuldi…” öveni Allah olan o hatem açıldı imam zaman’ın övenidir. Veliyi Asr’ın makamı budur.

 

   «المهدی من ولدی إسمه إسمی کنیته کنیتی ...». 

 

Alemde, Peygamber-i Hatem’in adı ve künyesi hiç kimse için caiz değildir. İsmi peygamberin ismi, künyesi peygamberin künyesi olan sadece bir kişi vardır.  

 

Peygamberin (s.a.a) İsmi Mehdi’ye (a.f) Hastır

 

Peygamberimizin iki ismi vardır: Gökteki adı Ahmet; yerdeki ismi Muhammed’dir. Her iki ismini de peygamberimizin kendisi imam-ı zamana hediye etmiştir; hem ismini, hem künyesini. İsmi, hatemin ismi, künyesi ise Ebu’l Kasım’dır. Bu isim ve künye hiçbir imam için söz konusu değildir, sadece Veliyi Asr’a mahsustur.

 

İmam-ı Zamanı tanıyın, işte İmam-ı Zaman budur. Aklın çaresiz kaldığı yer şudur: “Eşbehe Nas” Yaratılmış insanların tamamının içinde hem “yaratılış” ve hem de “ahlak” olarak bana en çok benzeyendir. Peygamberde olan her şey onun vücuduna yansımıştır.

 

Peygamber de olan şey nedir? Allah’ın Kur’an’da buyurmuş olduğu ilimdir:

 

« وَعَلَّمَكَ مَا لَمْ تَكُنْ تَعْلَمُ وَكَانَ فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكَ عَظِيمًا».

 

Allah sana Kitab'ı ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğini öğretmiştir. Allah'ın lütfu sana gerçekten büyük olmuştur.”

 

Onun ilmi o haddedir ki “Ayetel Kürsü”yü okuyun: “el Aliyu’l Azim”, “Aliyu’l Azim” peygamberin ilmine yetiştiği zaman tabir şu şekilde olur:

 

« وَكَانَ فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكَ عَظِيمًا»،

 

İlmi o kadar azimdir ki Aliyu’l Azim Allah, o ilmi azim olarak saymıştır. Ahlakına yetiştiği zaman şöyle buyurur:

 

« إِنَّكَ لَعَلَى خُلُقٍ عَظِيمٍ»

 

Hem o ilim, hem de bu ahlak her ikisi de Al-i Muhammed’in Mehdi’sine verilmiştir. İşte İmam-ı Zaman budur.

 

Artık bundan sonra endişeli olun ve bu kelimeleri ona bu bakışla söyleyin. Her ne kadar marifet yükselirse değeri o oranda artar. Nasıl makamdır? Nasıl mansaptır bu? Kur’an okuyun. Musa b. İmran kimdir? Allah, Kur’an’da Musa b. İmran hakkında şöyle buyuruyor:

 

« وَكَلَّمَ اللَّهُ مُوسَى تَكْلِيمًا»، «وَنَادَيْنَاهُ مِنْ جَانِبِ الطُّورِ الْأَيْمَنِ وَقَرَّبْنَاهُ نَجِيًّا »

 

“Allah, Mûsa ile de doğrudan konuştu. Ona Tûr'un sağ tarafından seslendik ve onu, fısıldaşan kimse kadar (kendimize) yaklaştırdık.” Musa b. İmran Allah’ın kendisine dokuz ayet verdiği kişidir. Bir ayeti tüm sihirbazların sihirlerini yutan asasıydı. Bir ayet şuydu: elini koynundan çıkarıyor onunla dünyayı aydınlatıyordu. O vakit, Musa b. İmran gibi birisi ilk seferinde Allah’ın İmam-ı Zaman’a vermiş olduğu güç ve faziletlerden haberdar oldu. Onun makamını öğrendiğinde şöyle der: İlahi!... -bu Musa b. İmran’ın duasıdır- ilahi! Beni o makama ulaştır. Makam böyle bir makamdır. Böyle bir Musa bunu arzu etmektedir! Sonra cevap gelir: Ey Musa! Bu makam hiç kimse için mümkün değildir. Sonra tekrar Hz. Mehdi için olan menkıbeleri, faziletleri, kerametleri ve kemalatları görünce sonra tekrar dua etti: İlahi! Onu ben karar kıl! Cevap gelir: Bu mümkün değildir. Üçüncü defa tekrar… işte burada tüm alimlerin, bilginlerin, fakihlerin akılları çaresiz kalmaktadır. Üçüncü defa tekrar dua etti: Allah’ım beni son peygamberin en son halifesi karar kıl. Cevap gelir: Mümkün değildir. İmam-ı Zaman’ın makamı budur.     

 

Onunla rabıtası nedir? irtibat yolu budur. Bu şişeyi görüyor musunuz? Bu şişenin tarihine bakın. Her ne varsa buradadır. Bu lamba şişe idi. Bu şişe taşla karışmış taşın kalbinde idi. O taş ocağa gitti, eridi. Şişe ayrıldı, parçacıklar toplandı. Sonra şişeyi yapan o parçacıkları hamur haline getirdi. Sonra ona üfledi ve lamba oldu. Sonra bu cihaza bağlanarak elektrikle irtibat kurdu. Artık şişe değildir. Baştan ayağa nurdur. Benim ve senin kalbin budur. Bizim ruhumuzda böyledir. Bu ruh heva ve hevesle kirlenmiştir. Çaba ve mücadele ile bu heva ve hevesler ayrılmalıdır. O ruh, saf şişeye dönüşecektir. Sonra takva ocağında bu şişe lambaya dönüşecektir. Lamba olduğunda elektrik merkezi İmam-ı Zaman’dır. Bu kalp o gençten o merkeze bağlanacaktır sonra baştan ayağa nur olacaktır. Yol budur.   

 

İmam Zaman geldiğinde mücesseme peygamberindir. Onun şekli gibi olacaktır. Hatemu’l Peygamber kimdi?

 

«وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَمِينَ».

 

İmam-ı Zaman’ın vücudu, rahmeten lil alemindir (alemlere rahmettir). Bazı cahiller imam zamanın gelerek insanları kılıçtan geçireceğini tasavvur etmektedirler. Sonra eğer bizi öldürecekse öyleyse neden onu bekleyelim? Demektedirler. Anlayacak kadar şuurları yoktur… Bahçe görmüş müsünüz? Bahçıvan gelir, bahçede olan dikenleri ve zararlı otları ortadan kaldırır. İmam-ı Zaman da insaniyet bağındaki dikenleri temizleyecek. Eğer gül olursan seni yetiştirecektir.  

 

Cerrah ne yapar? Tümör oluştuğunda ilk önce mümkün olduğu kadar o tümürü tedavi etmeye çalışır merhem sürer, ilaç verir. Eğer tedavi etkili olmaz, ilaç netice vermezse o zaman ne yapar? Ya bu adam ölecek ya da bu tümör yerinden çıkacak. İşte o zaman cerrahlık yaparak o tümörü yerinden alacak. O cerraha neden o tümörü aldın? Neden bu çaresiz adamın başına jileti attın?! Denilebilir mi? İmam zaman insaniyet tümörlerini yerinden alacaktır. Bundan dolayı kılıcı rahmettir. Bağışı rahmettir. Tüm vücudu rahmettir.

 

Allah’ın İnanılmaz Etkisi

 

İlahi! Seyyidu’ş Şüheda’nın kanı için, Ali b. Musa Rıza’nın zehir içmiş dudağına, hepimizi onun has nazarında karar kıl. Eğer bir bakarsa o bakışla ne yapar? Onun bir bakışının etkisi budur:

 

Muhaddislerin reisi Şeyh Saduk, Kemalu’d Din kitabında şöyle rivayet etmektedir: Muhammed b. Hasan Seyrafi, Belh şehrinde yaşamaktaydı. Belh şehrinin sakinleri humus ve zekatlarını Bağdat’a götürerek İmam Mehdi’nin safiri olan Ebu’l Kasım Hüseyin b. Ruh’a vermesi için bu kişiye verirler. Güzelce bunları düşünün. Belh nerede, Bağdat nerede! O da o zamanın şartlarındaki Tahran’dan Meşhed’e merkebiyle gitmek iki ay sürmekteydi. Belh şehrinden Bağdat şehrine kadar!

 

O malları altın ve gümüşe çevirerek yola koyuldu. Bir süre yol aldıktan sonra Serehs şehrine vardı. Serehs Şehrine vardığında çadırını kumlu bir yere kurar. Altınları sayar. O sırada bu altınlardan biri kuma düşerek kaybolur. Bu emin kişi kendi malından gümüş alır. Hemedan şehrine varır. Yine o zamanın Serehs’iyle Hemedan’a kadar gümüşleri altına çevirir ve bu altınlarla o gümüşlerle karıştırır. Hemedan’dan tekrar yola koyulur ve Bağdat’a varır. Sonra Ebu’l Kasım Hüseyin b. Ruh nerededir diye araştırır. Onun evini bulduğunda altın ve gümüşleri kiyseler içinde onun önüne koyar. Bu kişi İmam-ı Zaman’ın nefesinin dediği kişidir. Altınlar önünde toplanır. Muhammed b. Hasan endişeye kapılır. Hüseyin b. Ruh’un altınları alta üste koyduğunu görür. Onlardan birini yerinden çıkarır ve şöyle der: Bu altın bizim değildir. Bize ait olan altını Serehs de kumların içinde kaybettiğinden sende emanete hıyanet olmasın diye Hemedan’a vardığından kendi malından bunu yaparak bu malların içine koydun. Bu sana geri döner. Sende Serehs’e döndüğünde çadır kurduğun yere çadır kurar ve o kaybettiğin altını bulursun. Onu bulduktan sonra bir dahaki sefere Bağdat’a döndüğünde artık ben olmayacağım benden sonraki İmam’ın safirine o malı verirsin!!!

 

Bu, nefesinin dediği bir kişidir. Böyle bir makama ermiştir. Geçmişi biliyor, geleceği biliyor. Bağdat’tadır, ama Belh’i ve Serehs’i nazarı altında tutmaktadır. Hemeden şehri onun kudret kabzındadır. Eğer imam Mehdi’nin hizmetkarı böyle ise, safiri böyle ise acaba Emir Sahibinin kendisi nasıldır? Allah’ın kelimi olan Musa b. İmran onun makamına hasret çekmektedir.  

 

Ne mutlu size eğer kadrini bilirseniz.

 

Hep Beraber On Beş Şaban Gecesi Ferec Duasını okuyalım

 

Bu yıl on beş Şaban gecesi saat 23.00’de Ferec Duasını okuyun. Bu programı yıl içinde de tekrarlayın. Her gün her ne kadar vaktiniz el verirse Kur’an okuyun, Veliyi Asr’a hediye edin. eğer bu işi yaparsanız yıl içinde en değerli cevher olan Allah’ın kelamını kıraat eder ve ona hediye ederseniz Ramazan Ayının yirmi üçüncü gecesi olan kadir gecesinde amel defterin onun imzasına sunulur. Acaba seninle nasıl muamele eder?

 

Yazık ki ömrümüz geçti ve bu yaşantıdan gerektiği şekilde yararlanamadık. Sizler gençsiniz. Gençlik döneminizde çalışın. Kur’an’ı her gün okumayı terk etmeyin. İmamı zamana hediye edin. eğer bir gülü bir deste güle koyarsanız birinci gün bir etki görmezsiniz, ama eğer bir ay bu gül o gülün yanında kalırsa sonradan onu yerinden aldığında görürsün ki gül kokusu verir. Benim ve sizin kalbinizde bu şekildedir. Bir gün Kur’an okursan diğer güllerin yanında olan bir güle benzer. Ama eğer bir yıl boyunca her gün Kur’an okur ve ona hediye edersen. Bu hediye ona döner. Artık senin işin senin işin olmaktan çıkar. Artık benden ve senden zamanın Süleyman’ına hediye olur. O vakit, o cömertliği ile bizimle nasıl muamele eder? Budur makam, budur mansap, budur Veliyi Asır’la olan irtibat.    

 

Sizler tasavvur ediyorsunuz ki o gözlerden gizlidir. Ama haberiniz yoktur ki gözler onu görmekten mahrumdur. Ama onun nurunun yansıması tüm kalplere doğar. Kendisi buyurmuştur: Biz, sizi unutmayız. Biz, sizleri gözetmekten el çekmeyiz. Hepiniz onun gözetimi altındasınız. Bu gözetimden uzak kalmamak için çaba sarf edin. Namazı ilk vaktinde kılın. Allah’la olan irtibatınızı koruyun. Her gün Kur’an okuyun ona hediye edin. Bu iki amelle hem alemin mebdesi ile irtibat halindesiniz hem de onun hücceti ile. Dünya ve ahiret saadeti hepinizin nasibidir.

 

اللهم کن لولیک الحجة بن الحسن صلواتک علیه وعلی آبائه، فی هذه الساعة وفی کل ساعة ولیا وحافظا وقائدا وناصرا ودلیلا وعینا حتی تسکنه أرضک طوعا وتمتعه فیها طویلا.

 

اللهم أصلح کل فاسد من أمور المسلمین، اللهم صل وسلم علی ولیک وحجتک صاحب العصر والزمان عدد ما فی علمک، بحق محمد وآله الطاهرین، والحمد لله رب العالمین.»

 

Ferece Duasının Şaban Ayının on beşinci gecesi saat 23’te okunmasının has bir nedeni bulunmamaktadır. Bunun sebebi müminlerin genelinin aynı anda birlikte hareket ederek Ferec Duasını okumasında yatmaktadır, yoksa bu saatin bir özelliği yoktur.  

 

FEREC DUASI

 

اِلهى عَظُمَ الْبَلاءُ وَبَرِحَ الْخَفاءُ وَانْكَشَفَ الْغِطاءُ وَضاقَتِ الاَرْضُ بِما وَسِعَتِ السَّماءُ وَاِلَيْكَ يا رَبِّ الْمُشْتَكى وَعَلَيْكَ الْمُعَوَّلُ فِي الشِّدَةِ وَالرَّخاءِ اَللّـهُمَّ صَلِّ عَلى مُحَمَّد وَآلِ مُحَمَّد الَّذينَ اَمَرْتَنا بِطاعَتِهِمْ وَعَجِّل اَللّـهُمَّ فَرَجَهُمْ بِقائِمِهِمْ وَاَظْهِرْ اِعْزازَهُ يا مُحَمَّدُ يا عَليُّ يا عَلِيُّ يا مُحَمَّدُ اِكْفِياني فَاِنَّكُما كافِيايَ يا مُحَمَّدُ يا عَليُّ يا عَلِيُّ يا مُحَمَّدُ اُنْصُراني فَاِنَّكُما ناصِرايَ يا مُحَمَّدُ يا عَليُّ يا عَلِيُّ يا مُحَمَّدُ اِحْفِظاني فَاِنَّكُما حافِظايَ يامَوْلايَ يا صاحِبَ الزَّمانِ يا مَوْلايَ يا صاحِبَ الزَّمانِ يا مَوْلايَ يا صاحِبَ الزَّمانِ الْغَوْثَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ، اَدْرِكْني اَدْرِكْني اَدْرِكْني، السّاعَةَ السّاعَةَ السّاعَةَ الْعَجَلَ الْعَجَلَ الْعَجَلَ يا اَرْحَمَ الرّاحِمينَ بِحَقِّ مُحَمَّد وَ الِهِ الطّاهِرينَ.

 

 

Ferec Duasının Anlamı

 

 Allah’ım! Zulüm çoğalmıştır ve gizliler açılmıştır. Kapalı perde kalkmıştır ve ümitler yok olmuştur; yeryüzü daralmış, gökyüzü senin rahmetinden mahrum kalmıştır. Ey Allah’ım! Sen varsın ve ancak sen yardım edersin, yüce makamına şikâyet ediyoruz. Kolaylık ve zorlukta güvenimiz sensin. Allah’ım, peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.a) ve onun pak evladına rahmet et. O emir sahiplerine ki, onlara itaati bizler için farz etmiştin ve onların yüksek makamlarını bizlere tanıtmıştın. Onların yüzü suyu hürmetine bize ferahlık ver, acil ve yakın; tıpkı göz açıp kapama gibi ya da ondan daha yakın.

Ey Muhammed, ey Ali; ey Ali, ey Muhammed; bana kâfi geliniz ki, bana kâfi gelen sizlersiniz. Bizlere yardım edin, bizim yardımcımız sizsiniz. Ey saygı değer, ey zamanın sahibi ve imamı. Feryat, feryat, feryat; sesimi duy, sesimi duy, sesimi duy; hemen, hemen, hemen; acil, acil, acil; ey merhamet edenlerin en merhametlisi. Hz. Muhammed’in ve onun pak evlatlarının yüzü suyu hürmetine onun gelişini çabuklaştır.

 

 

 

Ferec Duasının Türkçe Yazılışı

 

İlâhi, azum’el-belâu ve berih’el-ğefâu v’en-keşef’el-ğitâu ve’ngata’er-recâu ve zâgati’l-erzu ve muniet’is-semâu ve ente’l-musteanu ve ileyke’l-müştekâ ve aleyk’el-muavvelu fiş-şiddeti ve’r-rehâ.

Allâhum-me salli elâ Muhammed’in ve âl-i Muhammed; uli’l-emrillezine ferazte aleyna taetehum ve arreftena bi-zalike menziletehum fe-ferric enna bi-haggihim feracen âcilen gâriben kelemh’il-basari ev huve egrabu yâ Muhammed’u, Yâ Aliyy, Yâ Aliyyu, Yâ Muhammed, ikfiyâni feinnekuma kâfiyan. Vensurâni feinnekuma nasirân.

Yâ mevlana yâ Sahib’ez-Zaman! El-ğavs, el-ğavs, el-ğavs, edrikni, edrikni, edriknî, es-saate, es-saate, es-saate, el-acel, el-acel, el-acel, yâ erham’er-rahimine, bihaggi Muhammedin ve âlihit-tâhirîn.

 

  DİĞERLERİ
Hz.Mehdi(af)in 313 Askeri Hangi Şehir ve Ülkelerden Olacak
Rum’un Budse şehrinden 3 kişi (şehir Arapça بودسهolarak geçmektedir. Şu anki Türkiye’nin eski Rum bölgesi olduğu düşünül
Ayetullah Horasani Halkı Ferec Duası Okumaya Çağırdı Ferec Duası ve Anlamı
Peygamberimizin iki ismi vardır: Gökteki adı Ahmet; yerdeki ismi Muhammed’dir. Her iki ismini de peygamberimizin kendisi imam-ı zamana hediye etmiştir
İmam Mehdi (af)i Beklemenin Felsefesi
Ayetullah Mekarim Şirazi
Kur'an'da Hz. Mehdi (af)
Kurân-ı Kerim -diğer birçok konuda olduğu gibi- İmam Mehdi (a.s)’ın zuhuru ve kıyamı konusundan da teferruata girmeden genel ve ilkesel olarak bahsetm
Gaybet Döneminde İmam(af)ın Varlığının Faydaları
İmam Mehdi (a.s) hakkında söz buraya varmışken günümüzde O hazret hakkında öne sürülen ve en çok bilinen soruyu yanıtlamamız yerinde olur.
Allah’ın Son Halifesi'nin Anısına
Yazar: Ayetullah Huseyn Vahid Horasani
Ehlisünnet Kaynaklarında İmam Mehdi (af)
Mehdiliğe ve İmam Mehdi’nin var olduğuna inanmak Şiilere has bir inanç değildir.

n

KATEGORİLER
Kuran
Ehlibeyt
Temel İnançlar
İslamda Kadının Konumu
Mehdeviyet
Kıssalar ve Öğütler
Örnek Kadınlar
Büyük Alimlerden Seçmeler
Kadın ve Hicap
Sağlık Köşesi
Güzellik ve Bakım
Çocuk Eğitimi
Şifalı Bitkiler
Şiir Edebiyat
Kütüphane
Taşların Anlamları
Güncel Haber
Sinesen Sözleri
Tarihi Mektuplar
Makaleler
Özel Münasebetler
MULTIMEDIA
ANKET
Sizce kadınların çalışması doğrumu ?
Oy Kullan Sonuçlar
FOTO GALERİ

Dini Mekanlar

Dini Mekanlar

ÇOK OKUNANLAR
ÇOK İZLENENLER
Şehidler Ölmez...
Rehber Ali Hameneyi...
Ey İmam Rıza
Hz. Ali Şiiri
Rugeyye...
EHLİBEYT TAKVİMİ
SAAT - TAKVİM
SAYAÇ
Tekil (Bugün) 112
Toplam 586939
En Fazla 3738
Ortalama 346

Copyright © 2010 Beytuzzehra
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz